Anasayfa / Boşanma / Anlaşmalı Boşanma

Anlaşmalı Boşanma

/
/
/
/
aside
96 Görüntülenme

Anlaşmalı Boşanma Nedir?
Günlük dildeki kullanımı ile “medeni bir şekilde ayrılmak” şeklinde tabir edilen bir durumdur. Anlaşmalı boşanmayı seçen evli çiftler, birbirleri ile çekişme ve anlaşmazlık yaşamadan boşanmaya ilişkin iradelerini serbestçe ortaya koymaktadır. Evli çiftin, “evliliğin sonlandırılması yönündeki kararı” ile “boşanmanın maddi, manevi ve hukuki sonuçları üzerinde” fikir birliği sağlayarak mutabakata varmaları sonucunda açılan boşanma davasına; “Anlaşmalı Boşanma” denir. Türk Hukuk Sistemi’nde hızlı, kolay ve çekişme yaşanmaksızın boşanmanın gerçekleşmesi için taraflarca sıklıkla tercih edilmektedir.
Anlaşmalı boşanmaya ilişkin açıklama, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. Maddesi’nde yer almaktadır. 166/3. Maddesi’ne göre; “Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz” hükmü yer almaktadır. Buna göre;
Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanmak isteyen çiftlerin anlaşmalı boşanmaya ilişkin talepleri, sadece kanunda hükmedilen anlaşmalı boşanma şartlarının yerine getirilmesi ile sağlanır. Bu şartlar yerine getirilmez ise o zaman dava “çekişmeli boşanma” olarak işlem görür. Şimdi anlaşmalı boşanma şartlarına bir göz atalım:
Evli çiftin en az bir yıl evli olma şartı,
Anlaşmalı boşanmayı talep eden çiftin evlilik süresinin en az bir yıl olması kastedilmektedir. Buna göre resmi nikâh gününden itibaren boşanma davasının açıldığı gün aralığının bir yıldan fazla olması gerekir. Eğer bu süre bir yıldan az ise; boşanma usulü “çekişmeli boşanma” olacaktır. Bir yıldan az evlilik süresi içinde açılan boşanma davaları “çekişmeli boşanma” olarak ele alınsa da, dava süresi içinde evli çiftin bir yılı doldurması halinde anlaşmalı boşanma talep edilebilmektedir.
Eşlerin boşanma talebini birlikte başvurarak belirtmesi veya bir eşin diğerinin boşanma talebini kabul etmesi şartı,
Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için tarafların Aile Mahkemesine veya Aile Mahkemesi işlevi göre Asliye Hukuk Mahkemelerine, anlaşmalı boşanma dilekçesi ve dilekçe ekleri ile birlikte başvurmaları gerekmektedir. Bu dilekçede, tarafların boşanma isteklerini belirtmeleri, evliliğin sonlanmasından doğan maddi, manevi ve tüm hukuki sonuçlarına ilişkin mutabakata vardıklarını beyan etmeleri gerekmektedir. Taraflar dilekçede belirttikleri hususlar için, ayrıca dilekçe eki olarak, “Boşanma Protokolü” hazırlayabilirler. Bu boşanma protokolü anlaşmalı boşanma davası için mutlaka hazırlanması gereken hukuki bir metin olup, tarafların boşanmaya ilişkin açık beyanlarının bulunması, velayet, müşterek çocuklarla şahsi ilişkinin nasıl tesis edileceği, nafaka, tazminat, eşya-mal paylaşımı konularında tarafların tam bir mutabakata vardıklarını ifade etmeleri bakımından önemlidir. Boşanma protokolü anlaşmalı boşanmanın omurgasını oluşturur. Boşanma protokolü içerisinde yapılacak hatalar ya da eksiklikler boşanma sürecinin uzamasına hatta açılacak boşanma davasının reddedilmesine neden olacağından, boşanma protokolü hazırlanırken üzerinde hassasiyetle durulması ve profesyonel yardım alınması önemlidir. Boşanma protokolünün yazılı olma mecburiyeti olmayıp duruşma anında da zapta da geçirilebilir.
Tarafların mahkemeye gitme şartı (Duruşmaya Katılma Zorunluluğunun olması),
Tarafların her ikisi de anlaşmalı boşanma için ayrı ayrı avukat tutmuş olsalar bile, anlaşmalı boşanma duruşmasına katılmak zorundadır. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. Maddesi’nde yer alan hükümlere göre, hakim eşlerin dilekçe eki olarak mahkemeye sundukları boşanma protokolünü uygun bulursa, tarafları da ayrı ayrı dinler. Bu aşamada taraflar boşanma protokolü doğrultusundaki isteklerini ve uzlaşma maddelerini hâkim karşısında sözlü olarak beyan ederler. Yani, tarafların boşanma talebi ve boşanma protokolünü, tarafların özgür iradeleri ile ortaya koyup koymadıkları hâkim tarafından teyit edilir. Tarafların duruşma celsesine gelmemeleri davanın reddine, ileri bir tarihe ertelenmesine, davanın çekişmeli boşanma davasına dönmesine ya da davanın düşmesine sebep olabilir.
Anlaşmalı boşanma davası açmak niyetinde olan evli çiftler, hazırladıkları boşanma protokolünde kimlik bilgilerini, varsa müşterek çocukların kimlik bilgilerini, açık adres ve iletişim bilgilerini belirtmelidir. Boşanma protokolü mutlaka taraflarca ıslak imza ile imzalanmış olmalıdır.
Anlaşmalı boşanma, tüm hukuki sürecin kural ve şartlarının yerine getirilmesi durumunda, açılan mahkeme yoğunluğuna göre 1 ay ile 3 ay arasında değişen bir sürede sonuçlanır. Buradaki en önemli faktör hukuki prosedürün doğru bir şekilde yürütülmesidir. Bunun sağlanması için de taraflar boşanma avukatı tutarak destek alabilirler. Anlaşmalı boşanma davası açıldıktan sonra, hâkim duruşma günü verir ve genelde tek celsede bu dava sonuçlanır. Şayet taraflar için özel durumlar mevcutsa, duruşma gününün öne çekilmesi için taraflar mahkemeye başvurabilirler. Hâkim boşanma kararı verdikten sonra, boşanmanın tüm hukuki sonuçlarıyla gerçekleşmiş sayılması için, kararın kesinleşmesi gerekir. Gerekçeli karar taraflara tebliğ olduktan sonra, taraflar bu kararı süresi içinde temyiz etmezlerse, karar kesinleşmiş olur. Kesinleşmenin ardından boşanma kararı, ilgili mahkemenin Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından Nüfus Müdürlüğü’ne bildirilerek tarafların kütük kayıtlarına işlenir.
Anlaşmalı boşanmayı tercih etmenin taraflara sağlayacağı faydalar şunlardır:
Boşanmanın çekişmeli boşanma usulüne göre daha kısa sürede gerçekleşmesini sağlar,
Uygulanan hukuki prosedür “çekişmeli boşanmaya” nazaran daha basit ve somuttur,
Tarafların boşanmaya ilişkin talepleri “ortak hayatı sürdürmelerinin temelinden sarsıldığı” (TMK madde 166) görüşünden hareketle ele alındığından, ayrıca tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde deliller toplanıp değerlendirme yapılmasına gerek kalmaz (hâkim istemedikçe)
Taraflar arasında boşanma protokolünün imzalanması sonucunda, boşanmanın mali sonuçları, velayet, müşterek çocukla şahsi ilişkinin kurulması vb. önemli konularda taraflar arasında mutabakat sağlandığından, taraflar boşanma sonrası dönemde de karşılıklı iletişim ve işbirliğini sürdürmeye açık olurlar,
Boşanmaya ilişkin maliyeti azaltır,
Tarafların mahkemede ifade vermesi veya duruşmaya katılması süreci, taraflar için çekişmeli boşanmaya nazaran daha az streslidir,
Müşterek çocuklar, (özellikle dava celselerinin görüldüğü günlerde) boşanma sürecinin yıkıcı etkilerine maruz kalmazlar.
Sonuç olarak, geçmişten gelen duygusal bağlar, alışkanlıklar, müşterek çocukların varlığı, boşanmanın mali koşulları, boşanmanın sosyal zorlukları vb. pek çok unsurun hesaba katılması sonucunda boşanma kararına ulaşmak evli çiftler için oldukça zordur. Bir de boşanma sürecinin yıkıcı etkileri söz konusu olduğunda tarafların yeni bir başlangıç yapmaları da ötelenmektedir. Bu nedenle boşanma kararını veren evli çiftlerin “anlaşmalı boşanma” usulü üzerinde hemfikir olmaları kendi faydaları açısından önem arz etmektedir.
Murat GEZGİN
Sosyal Hizmet Bilim Uzmanı,
Aile Danışmanı, Psikodramatist
Anlaşmazlık Çözüm Uzmanı (YL öğrencisi)

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir